Tablet deneyimi – iPad 2

iPad 2 kullanıcısıyım. Türkiye’ye geldiği günün sabahı satın aldım. Yazıda biraz deneyimlerimden bahsedeceğim. Ne kadar uzun bir yazı olur bilmiyorum ama ülkedeki kullanıcılar tabletleri konumlandırmakta sorun yaşıyorlar. Bunun başlıca sebepleri var. Birincisi her şeye sahip olma arzusu, ikincisi de “ben neleri seviyorum” sorusuna bir türlü verilemeyen cevaplar. Tabletleri herhangi bir ürün grubunun yerine yerleştirmemek gerekiyor. Bir dizüstü sahibi olmanız, aynı zamanda tablet sahibi olmanıza engel değil. Alışkanlıklarınızı bir kağıda yazabilirsiniz. Karar vermenizi hızlandıracaktır. Birkaç maddeyle yazıyı detaylandıralım.

Continue Reading →

06. September 2011 by ayberk
Categories: Okunabilir | Tags: , , , , , , , , , | Leave a comment

Sigara filtreleri işe yarıyor mu?

Günün bu saatlerinde serbest takılıyorum. Genelde merak ettiklerimi not alır ya da aklımda tutarım. Ardından biraz araştırmayla gerekli bilgiler elde ediliyor zaten. Baştan söyleyeyim; sigara kullanmıyorum. Sigara kullanan arkadaşıma dudaklarının arasındaki filtre görevi gören “şeyi” sordum ama hiçbir fikri yoktu. Böylece bu küçük yazıyı yazmak için bir nedenim oldu.

Filtre

Filtre

Filtre gerekliliği

Sigaranın akciğer kanserine neden olduğunun ortaya çıkmasıyla beraber üreticiler zor durumda kaldı. Haliyle insanları ikna etmek zorunda olduklarından, sigaralara filtre takviyesi yapmaya başladılar. Filtreler sentetik bir fibröz ( lif ) kitleden ibaret. Pamuklu ve lifli gibi görünmesinin nedeni selüloz asetat isimli plastik türünden kaynaklanıyor.

Çalışma sistemi

Gayet basit ama pek yararlı değil. Filtre içindeki lifler, buhar ve katranı tutuyor. Bu yöntem sağlıksız dumanı azaltmadığı gibi bağımlılık tarafında kimyasal aromalar ve nikotinin rol alıyor olması, filtrenin işlevini önemsiz kılıyor.

Nikotin’i kokainle bir tutabilirsiniz. İkisi de beyindeki ödül yollarını uyarıyor. Bu konuya ayrı bir günü ayıracağım. İlginç bilgiler var.

04. September 2011 by ayberk
Categories: Genel | Tags: , , , | Leave a comment

Prometheus

Eski Yunan tanrıları “çok kafa” adamlar. Mesela Zeus insanların ateşe ulaşmasını engellemişti. Tabii günümüzde de devam eden kafa tutma, direnme, hak arama gibi hareketler o zamanlarda da varmış. Prometheus’u aklınızda tutun. Çünkü tanrıların dağından bir tutam ateş çalıp – ki bu ateş tanrısı Hephaistos’un ocağına dadandığı anlamına geliyor- gezegenimize indiren arkadaş bu. Aynı zamanda Olimpiyat Oyunları’nda Yunanistan’dan başlayan meşale taşıma yolculuğunun kaynağı da Prometheus….

Prometheus

Prometheus

02. September 2011 by ayberk
Categories: Aklıma Geldi | Tags: , , , , | Leave a comment

Polyface çiftliği ve doğrudan satış

Sanırım daha önce duymadınız. Ben de birkaç gün önce denk geldim ve biraz araştırdım. İlgimi çeken yönleri oldu. Polyface 550 dönümlük bir çiftlik, kurucusu da Joel Salatin. Görüşleri diğer tarım firmalarıyla kesişmiyor. Tabii günümüzdeki popülaritesi göz önüne alındığında, bu duruşunun karşılığını da almış. Bilindiği üzere çoğu çiftlik, hayvanlarını mısırla beslemekte bir sakınca görmez. Bunun firmaya dönüşü biraz daha maliyetle ilgili ve mısırın yanı sıra antibiyotik takviyeleri de kullanılıyor. Polyface buna karşı… Çiftlikteki tüm inekler otlarla besleniyor. Antibiyotiklerin adı bile anılmıyor.

Continue Reading →

29. June 2011 by ayberk
Categories: Okunabilir | Tags: , , , , , , | Leave a comment

Stanley Kubrick gibi olmak?

Türkiye’deki internet kullanıcıları / girişimcileri atıl durumda hayatlarını sürdürüyor ve “hayallerini yaşıyor”. Pastanın küçük bir dilimde de yalnızca bir şeyler yapmaya başlayabilen – ki bu atıl durumda olmanın 10 kat gücündedir- kullanıcılar var. Aslına bakarsanız hemen hemen hepsi  “bir şeyler yapmalarının” karşılığını alıyor. Peki arkada kalanlara ne oluyor?

Sanırım Youtube, Facebook, Twitter ve özel bir kitleye hitap etse de Digg / Reddit gibi fikirler mutlaka aklınıza gelmiştir. Hatta milyar dolarlık bu oluşumların bugünkü halini gördüğünüzde de aynen şöyle dediniz; “Bu fikir aklıma gelmişti ama bir türlü gerekli hamleyi yapmadım. Harekete geçmedim. Aslında şimdi milyon dolarlık bir adamdım!”. Oysa bu düşünce insanın düşebileceği en zavallı durumdur. Fikirler hiçbir zaman kazandırmaz. Fikirleri planlamak, fikirler üzerine konuşmakta buna dahil. Sıra dışı bir fikir yoktur. Aynı anda binlerce kişiyle aynı fikri / düşünceyi paylaşabilirsiniz. Yalnızca “bir şey yapmaya başlayın” ve fikrinizi toza dumana karıştırın. Hayata geçirilmiş bir fikir, mantığınızın sanrısal konumdan kurtulmasına neden olacaktır.

Continue Reading →

26. June 2011 by ayberk
Categories: Okunabilir | Tags: , , , , | Leave a comment

Enerji içecekleri: Yalnızca kafein depoları değil

Enerji içeceği dediğimizde aklımıza ilk olarak Red Bull geliyor. İçecek tarafını domine etmiş durumda ve bilen / bilmeyen arasındaki farkı da kapatıyor. Red Bull içenler gerçek anlamda bir “aydınlanma” ve “canlanma” sürecine giriyorlar. Fakat bu etkinin kaynağını, sebebini araştıran pek yok. Benzer etkileri Coca Cola, 7 Up ve Sprite gibi içeceklerde yaşatıyor. Tabii arada dozaj farkı var. Peki Red Bull en iyisi mi? Bunu bilmek için içeriğindeki kafein miktarına ve diğer etken maddelere göz atmak yeterli. Fakat işin bir de bilinmeyen tarafları var.
Continue Reading →

01. May 2011 by ayberk
Categories: Okunabilir | Tags: , , , , , , , , , , , | Leave a comment

PC İnsanı ve Mac İnsanı

PC / Mac kapışmaları yıllardır süregelen eğlenceli bir tartışma / karşılaştırma konusu olarak bilinir. Her iki tarafta platformlarına zerre kadar toz kondurmazlar. Peki istatistikler neler anlatıyor? Her iki taraf için tartışmaya bile gerek görülmeyen temel fark şu; PC daima çok yönlü, Mac ise daima olması gerektiğinden daha pahalı. Genel profilde Mac kullanıcıları genç ve liberal kesimden oluşuyor. Amatör olarak grafik ve video düzenleme işleriyle uğraşanların tercihi PC, profesyonel tarafta da Mac’in ağırlığı var. Tabii her şey bu bilgilerle son bulmuyor. 2010 senesinin ilk çeyreğinin sonuna kadar pazar %90′ı PC kullanıcılardan oluşuyordu. Geriye kalan dilim Mac tarafına ait. PC kullanıcılarının %22′sinin yaş aralığı 35-49; Mac kullanıcılarının %22′si de 18-34 yaş aralığındaki kullanıcılardan oluşuyor. Mac kullanıcılarının yarısından çoğu ( %52 ) şehir hayatından vazgeçemiyor. PC tarafında %18′lik dilim varoş / kenar mahalle olarak adlandırılan yerlerde yaşıyor. %21′lik kesiminde kırsal yerlerde ( köy, çiftlik gibi ) hayatını sürdürüyor.

Continue Reading →

28. April 2011 by ayberk
Categories: Genel, Okunabilir | Tags: , , | Leave a comment

İç saat, Melatonin, Oreksin; uykun,iştahın, depresyonun

Geçtiğimiz yılın ortalarından sonra düzene sokabildiğim ve bundan mutluluk duyduğum bir uyku düzenim var. Oysa birkaç sene öncesine kadar sabahlamayı bir marifet olarak ele alan ve yaklaşık 10-12 kilo kaybeden bir insandım. O dönemlerdeki ilk sorun tabii ki biyolojik saatimin bozulmasıydı. Bu arada biyolojik saat hakkında biraz bilgi verelim. Ağızlarda sık sık dolaşıyor ama nereden geldiğini de bilelim. Her insanın bir iç saati var. Yetişmeniz gereken bir buluşma vs olduğunda, buluşmaya 5 kala uyanır veya uyarılırsınız. Gerçi bu işi artık mekanik saatlerimiz yapıyor. Biyolojik saatin yani iç saatin varlığına en güzel kanıt 18. yüzyılın başlarında mimoza çiçeklerinden -evet, karşınıza çıkan her canlının biyolojik saati var:)- elde edildi.

Continue Reading →

16. April 2011 by ayberk
Categories: Okunabilir | Tags: , , , , , , | Leave a comment

Plasebo mu?

Dün bekleme odasında muayene için sıradaydım. Karşımda da iki kadın, kullandıkları ilaçlardan bahsediyorlar. Kadınlardan bir tanesi fazla uzatmadan lafı plasebo’ya getirdi.

Şimdi dikkat et, ilk kez geldiğin için sana plasebo gibi şeyler verebilir.

Hemen ardından aklıma Dan Ariely’den birkaç cümle geldi.

Continue Reading →

06. February 2011 by ayberk
Categories: Aklıma Geldi | Tags: , , | Leave a comment

Biraz dikkat edilmezse

Halen Apple’dan senede 1 dolar maaş alan Steve Jobs, daha önce kovulduğu şirketine “Geçici CEO” olarak -1997 senesinde- döndüğünde şu cümleyi kuruyor;

“Apple muhteşem varlıklara sahip ama biraz dikkat edilmezse şirket,eee,şirket,eee -doğru sözcüğü bulmaya çalışıyorum- eee, şirket çökebilir.”

Bu sözlerin üzerinden yaklaşık 10 sene sonra, firmanın satışları üç kat arttı ve Apple’ın hisseleri yüzde 1.300 oranında değer kazandı.

17. January 2011 by ayberk
Categories: Aklıma Geldi | Leave a comment

← Older posts