Tablet deneyimi – iPad 2
iPad 2 kullanıcısıyım. Türkiye’ye geldiği günün sabahı satın aldım. Yazıda biraz deneyimlerimden bahsedeceğim. Ne kadar uzun bir yazı olur bilmiyorum ama ülkedeki kullanıcılar tabletleri konumlandırmakta sorun yaşıyorlar. Bunun başlıca sebepleri var. Birincisi her şeye sahip olma arzusu, ikincisi de “ben neleri seviyorum” sorusuna bir türlü verilemeyen cevaplar. Tabletleri herhangi bir ürün grubunun yerine yerleştirmemek gerekiyor. Bir dizüstü sahibi olmanız, aynı zamanda tablet sahibi olmanıza engel değil. Alışkanlıklarınızı bir kağıda yazabilirsiniz. Karar vermenizi hızlandıracaktır. Birkaç maddeyle yazıyı detaylandıralım.
- Tablet cihazlarla hiçbir zaman bir masaüstü konforuna ve yeteneklerine – grafik, video, ses düzenleme işleri gibi- erişemeyeceksiniz. Kendinizi kandırmayın. Dürüst olun. Eğer bu işlerle ciddi şekilde ilgileniyorsanız, böyle bir şeyi aklınızdan bile geçirmezsiniz. Amatör ruhunuz varsa biraz merak eder geçersiniz. Ki amatörlerin durumu daha açık; kendinizi yetiştirmek istiyorsanız doğru masaüstü bilgisayarınıza koşun.
- Tablet bilgisayarı zoraki hislerle bir şeyin yerine yerleştirmeyin. Ben yazı yazma dönemlerinde dizüstü bilgisayarımı açarım. Dergilerimi okumak ve oyun oynamak istediğimde de tableti kullanıyorum.

Dergiler
- Oyun tarafında ilginç noktalar var. Ben hala iPad 2′deki grafik işlemcisini “ağlatabilecek” bir oyunla karşılaşmadım. Yeni FPS oyunlarını sadece tecrübe edinmek için kurup oynuyorum. Fakat üreticiler 1. nesil iPad’i yüzüstü bırakmak istemiyorlar.
- Tabletlerdeki oyun deneyimi yüz güldürüyor. Eğlenceli ve konsantrasyon gerektiren oyunlarla tanıştım. Masaüstü bilgisayarda oyun oynamıyorum. Atari salonlarında bir dönem vakit geçirmiş olmamın etkisiyle “basit görünümlü” sıkı oyunlar ilgimi çekiyor. Bunun anlamı şu; sahip olduğunuz masaüstü bilgisayarda oyun oynamıyor olmanız, tabletlerde de bu şekilde devam edeceği anlamına gelmiyor. Çok farklı deneyimlerden bahsediyoruz. Belki de en fazla zamanı oyunlara ayıracaksınız.

Oyunlar
- Ben 3G konusunda hiç tereddüt etmedim. Sahip olduğum tabletin yalnızca Wi-Fi desteği var. Satın almadan önce sadece birkaç dakika bulunduğum yerleri ve akıllı telefonumun olanaklarını düşündüm. 3G desteğinden yararlanmak için ayrıca bir data paketi de satın almak gerekecekti. Fakat GSM hattıma tanımlı olan 1GB’lık bir paketten yararlanıyor olmam, çok acil durumlarda akıllı telefondaki EDGE veya 3G bağlantısını tabletle paylaştırmama olanak tanıyor. Eğer telefonunuzda “Hotspot / Taşınabilir ortak erişim noktası” özelliği varsa, satın alacağınız tabletteki 3G gerekliliğini yeniden düşünebilirsiniz.
- Okuyun! Okumaktan korkuyor ve sıkılıyoruz. Tablet satın almayı düşündüğüm zamanlarda, okuma alışkanlıklarıma ne katacağını pek kestiremiyordum. Fakat şimdi PDF’lerin güzelliğini daha iyi anlıyorum. PDF dışında e-kitap tarafına pek güzel hisler beslemiyorum. Apple’ın mağazasındaki kitapların bir imajı var. İç sayfa dizaynları ve kullanılabilirlik yeterli. Fakat İdefix’in uygulaması üzerinden okuduğunuz kitapların hiçbir çekiciliği yok. Aşağıdaki görüntüyü inceleyin. Soldaki görüntü İdefix’in Kitaplık uygulamasındaki e-kitaplardan bir tanesine ait. Sağdaki de Apple’in iBooks uygulamasından bir sayfa. Ülke olarak dünyanın en az okuyan insanları arasında yer almamızdan ötürü, İdefix’in kendi uygulamasına çeki düzen vermesi gerekiyor. Ben PDF dergi dışında hiçbir şey okumuyorum.

iPad 2 ve E-Kitap
- Peki ya yaratıcılık, üretkenlik? Samimi olmam gerekirse, tabletlerdeki video uygulamaları vs biraz heveslik. Evet, çok merak ediliyor olabilir. Hatta bu konudaki çoğu uygulama ücretli. Yani bir şeyler iddia ediyorlar. Fakat bizim gibi adamlar, bu uygulamalar başında gereğinden fazla vakit geçirmenin zorunlu olduğunu biliyor. Bu deneyimi yaşamak için lütfen tabletleri tercih etmeyin. Orada kaybedilen zamanı, masaüstü platformundaki bir uygulamaya ayırırsanız daha hızı yol alırsınız. Elbette merak etmek hakkınız. Hatta çok küçük çaplı, çocuk işi, eğlenmelik işler peşinde koşabilirsiniz. Yalnızca vaktinizin değerli olduğunu unutmayın ve sırf sahip olduğunuz cihazı yere göğe yerleştirmek için etrafınızdaki insanları yanlış yönlendirmeyin.
- İnternet gezintilerine değinmeme gerek yok. Çünkü piyasadaki tüm tablet ürünleriyle aynı deneyimi yaşayacaksınız. Apple tarafında Flash yerine HTML5′e destek verme durumu var. O konuda Adobe Flash’ın tabletlerin pil ömrüne olan olumsuz etkisinden söz ediliyor. Donanım tabanlı flash hızlandırma olsa dahi, bu fazladan güç ihtiyacı demek. Yani Flash desteği arıyorsanız Android tabanlı tabletlere yönelin. Ülkede Motorola Xoom ve Samsung Galaxy Tab 10.1 gibi güçlü ürünlere erişebilirsiniz. Benim önerim Samsung Galaxy Tab 10.1.
- iPad 2 üzerinde video izlemek istediğim zaman Youtube uygulamasını kullanmam yeterli oluyor. Eğer başka amaçlarda Adobe Flash desteğine ihtiyacınız varsa iPad 2′den ve arkasından gelecek olan diğer iPad’lerden uzak durun.
- Elbette dizileri unutmadım. Evet, tabletten yararlandığım bir diğer etkinlikte dizi izlemek. 720p diziler izliyorum. Önerebileceğim program OPlayer HD.
Bir tablete ihtiyacımın olup olmadığını hiç düşünmedim. Eğer bir tablet satın aldıysanız, kendinizi tanıma sürecine girmişsiniz demektir. Şu soruyu kendinize SORMAYIN: “Bir dizüstü sahibiyim acaba ihtiyacım var mı? Hatta masaüstü bilgisayarım bile var.” Soruyu şöyle değiştirmeniz gerekiyor: “Acaba elimdeki tableti değiştirmeme gerek var mı?” iPad 2′yi öncelikle beklediğim gibi bir donanıma ve piyasadaki tüm tabletlerden daha uzun bir pil ömrüne sahip olduğu için tercih ettim. Android’e kıyasla daha anlaşılır ve basit. Basitliğin önemine değinmek için ayrı bir yazı hazırlayacağım. Eski yıllardaki ”ne kadar karmaşa o kadar ilgi” yöntemi artık geride kaldı. Maddi imkanlarınızın ışığında bir tablet deneyimi yaşayabilecek konumdaysanız, düşünmeyin. Mağazaya girin. Satın alın, eve dönün ve çocuklarınızla hatta eşinizle (belki babanızla) eğlenmeye başlayın. Bu kadar kolay.
Marka bağımlılığı ve taraftarlığı sizi internet dünyasındaki en kokulu yere yerleştirir. Teknoloji satın alma süreci zekadır. Satın aldığınız ürünü savunmakta sanattır. Eğer ürünün yetersiz olduğu konuları bir şekilde büyülü hallere sokmaya çalışıyorsanız, siz aptalsınız. Aptallık ne yazık ki kalıcıdır. Birilerinin size aptal olduğunuzu söylemesine gerek yok. Eğer her sabah aynı sinir ve kabına sığmaz bir halde uyanıp, hakaretler eşliğinde bir şeyler yazıyorsanız, siz aptalsınız.
Benziyorlar:
- PC İnsanı ve Mac İnsanı
- İç saat, Melatonin, Oreksin; uykun,iştahın, depresyonun
- Enerji içecekleri: Yalnızca kafein depoları değil
- Stanley Kubrick gibi olmak?
- Polyface çiftliği ve doğrudan satış
433 views
